24 Ağustos 2008 Pazar

Kaz Dağları'nı savunan çevrecilerin daniskaları unutmasın

Hemen işleyelim deftere. 21.08.2008 tarihinde Recep Tayyip Erdoğan Rize'de hidroelektrik santrallerinin yapımına karşı çıkan çevrecilere "Ben çevrecinin daniskasıyım. Asıl çevreci benim" diye haykırmış. Asıl çevreci benim derken, önüne baraj kurduğu "değer" hidroelektrik ve nükleer santraller. Yeşilci Başbakanın kabinesindeki bir başka çevreciye dikkat çekelim yeri gelmişken. Hatta altını iki kere çizelim bu ismin : Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler.
Nereden hatırlayalım kendisini?
Kaz Dağları'ndan.
Altın çıkarmak isteyen firmalara ruhsat vermekte beis görmezken, aynı zamanda çevrecilerin protestolarını "Ülkemizin altın zenginliğine müsaade etmek istemeyen dış kaynaklı grupların etkinliği" olarak değerlendirip zımni bir "hıyanet" göndermesi yapıyor sanki . Ancak Güler'in o tarihlerde dış kaynaklı Global Madencilik'in yüzyıllardır ayakta duran ardıç ağaçlarını çoktan yok ettiğinden bahsedesi tutmuyor.

22 Ağustos 2008 Cuma

Filikada ölen üç işçi

Hafızalarımıza,en yakın tarihli "unutulmaması gereken" olayı kazıyarak söze girelim. Bir filika içinde canlı insanlar olduğu halde denize indiriliyor. Filika ters dönüyor. 12 kişi zor kurtuluyor. 3 kişi boğuluyor. Aslında kum torbası ile bu denemenin yapılması gerektiğini söyleyenlere tersane kurucusu Mehmet Oyar “Kum torbası falan bilmiyorum, denemede kum torbası olmaz” diyor. Eğer 3 kişi ölmeseydi 19 kişilik filika denize açıldıktan sonra üstündeki herkesin ölebileceğine dikkat çekiyor. Bu ilginç muhasebede birilerinin canının birileri için kum torbası niyetine feda olduğunu anlıyoruz.
Bu soğukkanlı profesyonel beyefendi insansıfsız değilim demeye çalışırken “Günlerce ağladım. Onlar benim evladımdı. Yanımda çalışanların hepsi evladımdır. Ben tersaneye gittiğim zaman onlarla birlikte yemek yerdim" diyor. Çok az evlat olsa gerek bu muameleye tâbi.
http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=894412&Date=19.08.2008&CategoryID=97

Hatırlamıyorsun

İlk günler şaşırıyorsun, sonra kafanda bir kaç detay kalıyor, sonra bir söz, sonra sadece suratlar.
Hatırlamıyorsun.Tarihler,olaylar,kişiler,isimler,sözler geçip gitmiş. Kendi kendime not alıyorum buraya.
Sıkıldıkça göz at, kanıt aradıkça oku...