
2008 'de neredeyse bir-iki ay içinde meydana gelen, bir yerlere not almak gereken haberler.
Türkiye'nin hukukî vaziyetine dair net bir manzara...
Aktütün
"Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi, Taraf gazetesinin 14 Ekim tarihinde yayınlanan Aktütün baskınıyla ilgili haberine yayın yasağı getirdi. Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi, 'Taraf Gazetesi’nde 14 Ekim 2008 tarihinde yayınlanan ve bilahare diğer basın yayın organları tarafından da kaynak gösterilerek kamuoyuna aktarılan ve esasen çarpıtılmış ve doğrulatılmamış bilgilerle habere esas yapılan askeri sır niteliğindeki gizli bilgi ve belgelerin asker şahıslarca temin edilip basın yayın organlarına sızdırılması olayı hakkında yapılan soruşturma' ile ilgili olarak 'yayın yapma yasağı' kararı aldı. "
DTP'lileri öldürmek...
"‘Her şehit için DTP’li öldürülmeli’ denilen köşe yazısını ‘fikir özgürlüğü’ olarak değerlendiren Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararını mahkeme ‘isabetli’ buldu. Bolu 2. Komando Tugayı’nda vatani görevini yapan 13 askerin 7 Ekim 2007’de şehit düşmesinin ardından Bolu Express gazetesindeki köşesinde 'Türk, işte karşında düşmanın' başlıklı bir yazı kaleme alan I.E., terörle mücadeleyi anlattı. I.E., yazısının devamında DTP milletvekillerinin, DTP yöneticilerinin ve DTP’li belediye başkanlarının isimlerini tek tek sıraladı. I.E., yazısında şu ifadelere yer verdi:'Yüce Türk Ulusu, işte karşında düşmanın. PKK bölücü terör örgütüdür onun mensupları da vatan hainidir’ demedikten sonra bunların topu Türk düşmanı olarak bundan sonra ‘sivil yurtsever’ unsurların hedefi olacaktır. Kahpece pusu kuran, dağdaki teröristin peşinde koşmaktansa üç-beş mikrobu temizleyip bundan sonra ‘Bir bizden beş sizden tamam mı, devam mı?’ demek gerekir. Bunu yapacak ve diyebilecek yurtsever unsurlar da çıkar elbet. Toplumun arzusu, yoğun olarak bu yöndedir. Bundan böyle şehit edilen her güvenlik görevlisine karşın, bunlardan birinin aynı kaderi paylaması toplumun çoğunluğunun isteği haline gelmiştir. Artık kangren olmuş uzuv veya uzuvların kesilip atılma zamanı gelip geçmiştir.'” ; "Savcılık, soruşturma da sonunda yazıyı hukuka uygun bularak takipsizlik kararı verdi. Kararda, yazının düşünce özgürlüğü kapsamında olduğu vurgulandı."
Engin Çeber
"İstanbul’da dergi dağıtırken gözaltına alındıktan sonra Metris Cezaevi’nde gördüğü işkence sonucu hayatını kaybeden Engin Çeber’in ölümüne ilişkin yayın yasağı konuldu.Engin Çeber’in ölümü ile ilgili soruşturmayı yürüten Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, konuya ilişkin yayın yasağı getirilmesi için nöbetçi mahkemeye başvurdu. Başvuruyu değerlendiren Bakırköy nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi, talebi kabul ederek Basın Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca soruşturmada “yayın yasağı” konulmasına karar verdi. "
Hüseyin Üzmez
"Bursa'nın Mudanya İlçesi'nde 14 yaşındaki B.Ç.'ye ‘cinsel istismarda bulunduğu’ iddiasıyla tutuklanan ve hakkında 25 yıla kadar hapis cezası istenen Vakit Gazetesi yazarı 76 yaşındaki Hüseyin Üzmez, Bursa 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün yapılan ikinci duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Adli Tıp'ta işlemler çok hızlı tamamlandı. İstanbul Adli Tıp Kurumu'na çağrılan B.Ç. muayene edildi ve rapor 40 gün içinde tamamlanıp mahkemeye ulaştırıldı.
Yapılan kontrolde, ilk duruşmaya 2 pedagog eşliğinde gelen, yargılama öncesi sürekli sakinleştirilen, duruşmada ise sürekli ağlayan B.Ç.'ye Adli Tıp uzmanları tarafından ‘Yaşananlardan dolayı beden ve ruh sağlığı bozulmadığı’ yönünde rapor verildi."
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/10224482.asp?gid=229&sz=46569