
Adli tıp, sanırım tıbbın özgürlük ya da mahkumiyet bahşedebilen tek dalı. Siyasetle, adaletle, güç odaklarıyla iç içe geçebilen tek tıbbî saha. Ve bu sahanın uzun müddet adı bilinmemiş ancak Güler Zere raporuyla gündeme gelen bir ismini unutmamak gerekiyor: Nur Birgen
İlerlemiş aşamada kanser hastası Güler Zere'nin tedavisinin hapisanede sürdürebileceğine (yani mahkumiyetinin devamına) ilişkin raporu imzalayan (görüş bildiren) Birgen'in bu kararının objektif olmadığı iddia edilmiş ve arşivler açılmıştı. O arşivler şu gerçekleri gösterdi:
- Başkanlığını Uz. Dr. Nur Birgen'in yaptığı 3. Adli Tıp İhtisas KuruluErgenekon tutuklusu İbrahim Şahin'in Susurluk davasında aldığı 6 yıl hapis cezasını tamamlamadan 2003'te salıverilmesinin yolunu açan 'sürekli sağlık sorunları var' (hafıza problemi) raporunu vermişti. Aynı yıl kurulun o dönemki üyelerine İstanbul Tabip Odası (İTO) Onur Kurulu tarafından cezaevindeki Korsakoff hastası hükümlülere çelişkili rapor verdikleri iddiasıyla geçici süreyle meslekten men cezası verilmişti. Dr. Birgen hakkında, 1995'te Adli Tıp şube müdürü olarak görev yaptığı sırada işkence gören 7 kişiye sağlam raporu verdiği gerekçesiyle de İTO Onur Kurulu'nca 6 ay meslekten men cezası verilmişti.
- İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, JİTEM'in kurucularından olduğu iddia edilen Arif Doğan'ı 11 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye etti. Tahliye kararında Doğan'ın avukatının talebi üzerine 5 Haziran 2009'da Adli Tıp Kurumu'na sevk edildiği belirtildi. Mahkeme kararında Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'nun verdiği raporda ise sağlık gerekçesiyle tahliyesine karar verilmesi yönünde görüş bildirildiği kaydedildi. Doğan'ın dosyası, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nda adli tıp uzmanları Nur Birgen, A. Sadi Çağdır, Koray Kaptanoğlu ile doktorlar tarafından incelendi. Uzmanların hazırladığı 5 sayfalık raporda, doktorların muayenesi sırasında 'Çöker misiniz?' denmesi üzerine Doğan'ın ağladığı belirtildi.
Doğan'ın 'utandığını, yattığı hastanenin adını bilmediğini, unutkanlığının çok olduğunu, ölmek istediğini, ancak torunları için yaşamak istediğini, 1998'de emekli olduğunu, öncesinde de dağlarda çalıştığını' anlattığı aktarıldı. Doktorlar, bu durumu ajite depresyon olarak değerlendirdi. Raporun sonuç bölümünde Doğan'ın ileri derecede kalp yetmezliği olduğu belirtildi. Devamında da hastane şartlarında yatırmanın da takibinin uygun bulunduğu bu karara da oy birliği ile ulaşıldığı anlatıldı. - Bir diğer garip bilgi de şu: İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Uluslar arası Af Örgütü (UAÖ) ve Birleşmiş Milletler Özel Raportörü'nün raporlarında Birgen'in adı "işkence karşısında kötü hekim tutumlarına örnek" olarak geçiyor."Ölüm orucu sonrasında Wernicke Korsakoff sendromuna yakalandığı için tahliye edilen 16 tutuklu ve hükümlü için "cezaevinde yaşamını sürdürebilir" raporunun altında da Birgen'in imzası var.
http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=r2&haberno=2745
http://bianet.org/bianet/insan-haklari/115962-doktor-nur-birgenin-raporlari





