13 Şubat 2009 Cuma

Filler ve çimenler

Şu güne kadar ülkenin tarihine ne şekilde geçeceği kestirilemeyen Ergenekon davasına bu sayfalarda değinmek gereksizdi. Zira her gün ve neredeyse her saat binlerce haber farklı kanaldan önümüze yığılıyor ve zayıf belleklerimize rağmen kolay unutulacak gibi görünmüyor. Bu kadar bilgi kafaları karıştırsa da pekiştirilmiş olduğundan unutulmaz sanırım.
Ancak arada bulmacanın bir kaç karesi içine yazılıp geçilmiş ama şifreli kelimenin önemli harflerine sahip başka kelimeler var.
Mukaddes Eruygur, Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan, daha sonra sağlık sebepleri dolayısıyla tahliye edilerek hastaneye kaldırılan Emekli Orgeneral, Jandarma Genel Komutanı (ve Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı) Şener Eruygur'un eşi. 10 Şubat 2009 tarihinde Zaman ve Star gazetelerinde yayınlanan bir ses kaydına göre GATA Beyin Cerrahisi Servis Şefi Kıdemli Albay Nusret Demircan'la aralarında şu diyaloglar geçiyor:
Nusret Demircan: Siz avukatla görüşün.
Mukaddes Eruygur: Ama bizim avukat beni dinlemiyor ya da ben anlamadım.
Nusret Demircan: Evet, görüşecekti o? Şimdi biz bu işin yatarak şeyini tam olarak çözemedik. O yüzden hastanede şu anda yatıyor gözükecek. Yine tedavisi devam edecek. Yine canı istediği zaman gidecek, yatış yapılacak, bir şey olursa burada olacak, bizim amacımız oydu... En son yorumu son durum olarak biz ne yapalım? Burada mı tutalım, haftalık mı yapalım, aylık, iki ayda bir ya da ayda bir 3-5 doktora müşahade yapıp... Ya da anında taburcu verebilirim. (...) buradan çıktığınız anda tekrar aynı şeyleri yaşayacağınız korkusu var.Burayı daha emniyetli daha şey buluyorum.
Ve aynı ses kayıtlarında yine Mukaddes Eruygur'a ait olduğu iddia edilen bir başka vahamet :
"Şimdu bu Zekeriya Öz 13. Mahkemede. İtirazlarımızı bunlar kapatıyor. 12. Ve 14. Mahkemeler bizdenmiş. Ankara Barosu, İstanbul Barosu, İzmir Barosu hazırız biz dediler. Teşekkür ettik herkese ama bir ceza profesörü, anayasa profesörü birisi ceza profesörü. Sinan Aygün nasıl çıktı dedim. Sinan Aygün'ün yanında Hisarcıklıoğlu vardı dedi. Sizin arkanız nerde arkanız dedi bana."
Mukaddes Eruygur'un, bir iddia olarak değerlendirilen bu sözleri sahiplendiğini belirtelim. http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=179045
Tüm bunlardan bazı devlet ricalinin kendine göre resmi kayıtları şekilllendirebileceğine, yargıyı, adalet sistemini kendi aralarında üleştirebileceklerine dair bir kanıt elde edip etmediğimizi bilemiyoruz. Ama başta belirttiğim üzere unutulmamak üzere kayda geçirilmesi gerektiği de şüphe götürmez bir gerçek olsa gerek.